Bazı insanlar için bir fotoğraf bile çok değerli olabiliyor. Çünkü o fotoğraflarda sevdikleriyle birlikte mutludur. Çünkü o fotoğraflar, hafızalarına kazılı hatıralardır. İnsanlar değişir ancak hatıralar sonsuza dek aynı kalır.. Bu yüzden o fotoğraflara her baktığında buruk bir mutluluk kaplar içini…
 İnsan en çok o anları özlüyor zaten. Hayatı boyunca sevdiği insanla hep aynı karede olmak istiyor, kendini onun yanında mutlu hissetmek istiyor. Zaman ilerledikçe o fotoğrafların değeri de artıyor. Ama zaman götürdüğü şeyleri geri getirmesini bilmiyor..
 Mesela en sevdiği fotoğrafı hep yanında taşıyor. En mutsuz olduğu zamanlarda o fotoğrafa bakıyor. O fotoğrafa her baktığında geçmişe hasret dolu sözler geçiriyor içinden, yutkunuyor ama konuşmuyor. Keşke dolu cümleler dökülüyor dudaklarından. O fotoğrafı kitabının arasına koyuyor ya da masasının üzerinde şirin bir çerçevede konuk ediyor onu. Hiçbir zaman yırtıp atamıyor, atsa üzülür çünkü. Atsa pişman olur bu yaptığından..
 O fotoğrafa gözü gibi bakıyor çoğu zaman. Sevdiğiyle geçmişten kalan tek hatırası odur çünkü. Bu yüzden değerlidir, bu yüzden hayatının mutlu bir parçası gibi görür onu. Bazen de tek tesellisi o oluyor. Eliyle fotoğrafa dokunarak anlatıyor o günleri ne kadar özlediğini. En çok da onunla gülmeyi özlüyor. Arkadaşıyla fotoğraf albümünü karıştırırken gözü bu fotoğrafa takılıyor sonra, gözleri doluyor. Ve arkadaşının sorduğu soruya titreyen sesiyle cevap veriyor:

 + Neden o fotoğrafı o kadar çok seviyorsun?
 - Çünkü o fotoğraf onunla benim aynı karede olup, gülümsediğimiz tek fotoğraf. Çünkü o fotoğraf onun bana verdiği en güzel, en kalıcı hediye.. Onu buruşturup atamam.. Bunu yapamam..

 Bazı insanlar için bir fotoğraf bile çok değerli olabiliyor. Çünkü o fotoğraflarda sevdikleriyle birlikte mutludur. Çünkü o fotoğraflar, hafızalarına kazılı hatıralardır. İnsanlar değişir ancak hatıralar sonsuza dek aynı kalır.. Bu yüzden o fotoğraflara her baktığında buruk bir mutluluk kaplar içini…

 İnsan en çok o anları özlüyor zaten. Hayatı boyunca sevdiği insanla hep aynı karede olmak istiyor, kendini onun yanında mutlu hissetmek istiyor. Zaman ilerledikçe o fotoğrafların değeri de artıyor. Ama zaman götürdüğü şeyleri geri getirmesini bilmiyor..

 Mesela en sevdiği fotoğrafı hep yanında taşıyor. En mutsuz olduğu zamanlarda o fotoğrafa bakıyor. O fotoğrafa her baktığında geçmişe hasret dolu sözler geçiriyor içinden, yutkunuyor ama konuşmuyor. Keşke dolu cümleler dökülüyor dudaklarından. O fotoğrafı kitabının arasına koyuyor ya da masasının üzerinde şirin bir çerçevede konuk ediyor onu. Hiçbir zaman yırtıp atamıyor, atsa üzülür çünkü. Atsa pişman olur bu yaptığından..

 O fotoğrafa gözü gibi bakıyor çoğu zaman. Sevdiğiyle geçmişten kalan tek hatırası odur çünkü. Bu yüzden değerlidir, bu yüzden hayatının mutlu bir parçası gibi görür onu. Bazen de tek tesellisi o oluyor. Eliyle fotoğrafa dokunarak anlatıyor o günleri ne kadar özlediğini. En çok da onunla gülmeyi özlüyor. Arkadaşıyla fotoğraf albümünü karıştırırken gözü bu fotoğrafa takılıyor sonra, gözleri doluyor. Ve arkadaşının sorduğu soruya titreyen sesiyle cevap veriyor:

 + Neden o fotoğrafı o kadar çok seviyorsun?

 - Çünkü o fotoğraf onunla benim aynı karede olup, gülümsediğimiz tek fotoğraf. Çünkü o fotoğraf onun bana verdiği en güzel, en kalıcı hediye.. Onu buruşturup atamam.. Bunu yapamam..

  1. my-muhammed-yusuf reblogged this from visnerecelii
  2. saturnlukiz reblogged this from busonolsunn
  3. delaraderler reblogged this from eddoos
  4. sessizpiyano reblogged this from visnerecelii
  5. ekmekirintisi reblogged this from visnerecelii
  6. tekkanatlikelebek reblogged this from visnerecelii
  7. visnerecelii posted this